© 2017 Bu site V.Emir ÖZTÜRK tarafından BAŞKENT AVUKATLIK OFİSİ  için hazırlanmıştır. Tüm hakları Saklıdır.

İletişim BilgileriMİZ

Cevizlidere Caddesi 1236.Sokak No:1/14 Şükrübey Apt. 

Balgat / Çankaya / ANKARA

Email: info@baskentavukatlikofisi.com
Tel 1 : 0 (312) 221 22 24

Tel 2 : 0 (312) 472 01 92

Cep  : 0 (543) 472 01 92

Fax   : 0 (312) 472 01 93

Faaliyet AlanlarıMIZ

Trafik Kazası Tazminat Davaları

İş Hukuku

Ceza Hukuku

Aile Hukuku

Gayrimenkul Hukuku

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru

EkibiMİZ

Av. Seda Deler Öztürk

Av. Cansu B. Köken

Av. Yılmaz Özkıral

Av. Esin Özkıral

Sosyal Medya

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey Google+ Icon
  • Grey Instagram Icon
 

>

>

Trafik Kazasından Doğan Alacaklarda Zaman Aşımı

 1 Ekim 2017

Trafik kazalarından doğan zararlara ilişkin tazminat isteminde bulunabilmek için belli başlı birtakım prosedürlerin yerine getirilmesi gerekir. Kazanın oluş tarihinden belli bir süre içinde gerekli mercilere olayın iletilmesi ve onların bilgilendirilmesi gerekir. Aksi takdirde trafik kazalarından doğan tazminat hakkı zaman aşımına uğrar ve teminat kapsamından çıkar.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. Maddesi gereği her araç sahibinin yaptırmakla yükümlü olduğu bir sigorta çeşididir. Ancak bu sigorta sadece zorunlu olduğu için değil, aynı zamanda can ve mal güvenliğini sağlamak için de yaptırılmalıdır. Trafik kazaları sebebiyle oluşan mağduriyetleri gideren bir sigorta türüdür.

Zaman Aşımı Süreleri

Trafik kazalarının genel maddesi olan 2918 sayılı Kanun’un 109. Maddesi gereğince genel zamanaşımı süresi mağdurun zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükârda kazanın oluş tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak aynı maddenin 2. Fıkrası gereği açılan dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanununda da bu fiille ilgili daha uzun bir süre öngörülüyorsa o zamanaşımı süresi uygulanır. Bu zamanaşımının teknik terimi uzamış ceza zamanaşımıdır. İlk fıkradaki hüküm gayet açık olup, ikinci fıkra ile zamanaşımı konusunda uyuşmazlıklar söz konusu olmaktadır.

Trafik kazalarında Ceza Kanunu’nun çoğunlukla taksirle yaralama ve taksirle öldürme hükümlerinin ihlali söz konusudur. Bu hükümlerin ihlali uzun süreli cezayı gerektirmektedir. Bu nedenle genel kuralın uygulanma alanı çok dardır. Bu hükümlerin ihlali sonucu uygulanacak zamanaşımını ve diğer merak edilen hususlara ilişkin zamanaşımını hükümlerini tek tek inceleyecek olursak;

a) Taksirle Yaralamadan Kaynaklanan Trafik Kazalarında

Trafik kazası sonucu taksirle yaralama fiili oluşursa TCK’nın 66/1-e bendi uygulama alanı bulur. Bu hükme göre zamanaşımı süresi 8 yıl olacaktır. Aynı olayla birden fazla yaralanma gerçekleşmişse de zamanaşımı süresi değişmez.

b) Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçu İşlenen Trafik Kazalarında

Trafik kazası sonucu sürücü taksirle öldürme suçunu işlerse TCK’nın 66/1-d bendi uygulanır. Madde numarası verilen hükme göre bu suçun işlendiği trafik kazasının zamanaşımı süresi 15 yıl olacaktır. Aynı olayda birden fazla ölüm olması veya kazanın ölümlü ve yaralanmalı bir kaza olması durumunda da zamanaşımı süresi 15 yıldır.

c) Trafik Kazaları Sonucu Gerçekleşen Maddi Hasarlarda

Trafik kazalarının sebebiyet verdiği maddi hasarlarda genel zamanaşımı süresi olan KTK 109/1 uygulama alanı bulacak olup buna göre zamanaşımı süresi mağdurun zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her halükârda kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl olacaktır. Bununla birlikte eğer maddi hasarla birlikte ölüm veya yaralanma da varsa, uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Çünkü kanunda zararın türü önemli değildir, trafik kazası eyleminin ceza kanunlarına göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir.

d) Trafik Kazalarından Doğan Sebeplerle Manevi Tazminat İstemi

Her ne kadar 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesi’nde “Manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Denilmiş ise de Borçlar Kanunu’nda da KTK 109/2’yi karşılayan hükümler bulunduğundan dolayı (TBK 72), uzamış ceza zamanaşımı süreleri, manevi tazminat istemlerinde de uygulanır. Çeşitli sorunlara yol açan bu atıflar, Yargıtay kararlarıyla çözüme kavuşturulmuştur.

Dikkat Edilmesi Gereken Diğer Hususlar

1) Yazımızda belirtilen uzamış ceza zamanaşımı süreleri sürücülere, işletenlere, işleten sayılanlara ve sigortacıya ayrım yapılmaksızın aynı biçimde uygulanmaktadır.

2) Belirtilen uzamış ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanması için trafik kazasını gerçekleştiren fiilin suç sayılması yeterlidir, ceza davasının açılmış olması veya sanık hakkında hüküm verilmesi şart değildir. Sanık hakkında hiçbir kovuşturma yapılmamış ve ceza davası açılmamış olsa bile hâkim, fiilin suç niteliğinde olduğunu görüyorsa uzamış ceza zamanaşımını uygulamakla yükümlüdür.

3) Suçtan zarar görenlerin şikayetçi olmaları veya kovuşturmaya katılmaları da bu zamanaşımı sürelerinin uygulanması için şart değildir.

4) Mirasçılara karşı açılan davalara da uzamış ceza zamanaşımı hükümleri uygulanır.

Trafik kazalarına ilişkin zamanaşımı sürelerinde yukarıda belirttiğimiz örneklerden başka birçok hukuki müessese mevcuttur. Tazminat Hukukunda zamanaşımının kesilmesi ve durması, rücu davalarında zamanaşımı gibi hukuki konular da bu konuya girmektedir. Genel hatlarıyla anlatmaya çalıştığımız TRAFİK KAZALARINDAN DOĞAN ALACAKLARDA ZAMAN AŞIMI konusuyla ilgili büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız;